5 Şubat 2019 Salı

MANİSA - ŞEHZADELER PARK ( SÜMERPARK) GEZİSİ



Herkese merhaba!
Bugün sizlere yaşadığım şehirde yeni açılan ve büyük ilgi gören bir parktan bahsedeceğim. Bolca fotoğrafla birlikte.

Öncelikle bu parkla ilgili birkaç bilgi vermek istiyorum. Açılışı 2019 Ocak ayında olan Şehzadeler Parkı Manisa'nın Şehzadeler ilçesinde, otogara yakın bir konumda. İçerisinde masal- çizgi film karakterinin modelleri, ülkemizdeki ve Manisa'daki önemli cami, medrese, bedesten, türbelerin vs. minia maketleri, şehzade figürleri, panoramik müze ve kafe yer alıyor.

Biz gittiğimizde şehzade figürleri bakım çalışması olduğu için fotoğraflayamadım. Şimdi sizlere birkaç fotoğrafla parkı ve içindeki eserleri göstermek istiyorum.

İlk olarak sizi bütün ihtişamı ile Selimiye Cami ‘nin maketi karşılıyor…


Mimar Sinan ustalık eseri…

“Osmanlı mimarlarından en önemlisi Sinan’ın Ustalık Dönemi eseri, mimarlık sanatının en görkemli örneklerinden biri ve insanın yaratıcı dehasının bir başyapıtı olarak kabul edilmektedir.

İnce ve zarif 4 minareye sahip büyük kubbesiyle görkemli Camii, iç tasarımında kullanılan ve döneminin en iyi örnekleri olan taş, mermer, ahşap, sedef ve özellikle çini motifleri ve ince işçilikleri ile kubbe ve kemerlerindeki kalem işleri, mermer döşemeli avlusu ve yapıyla bağlantılı el yazması kütüphanesi, eğitim kurumları, dış avlusu ve arastası ile bir sanat türünün zirvesini temsil etmektedir.”[1]

 Konya Mevlana Türbesi ve Dergahı Maketi



“Mevlevî Dergâhı ve Türbe 1926 yılında "Konya Asâr-ı Atîka Müzesi" adı altında müze olarak hizmete başlamıştır.1954 yılında ise müzenin teşhir ve tanzimi yeniden gözden geçirilmiş ve müzenin adı Mevlâna Müzesi olarak değiştirilmiştir.”[2]

Ankara Hacı Bayram Veli Cami Maketi




Sivas Divriği Ulu Cami Maketi





Manisa Muradiye Cami ve Külliyesi Maketi


“III.Murat adına 1583-1592 yılları arasında yaptırılan külliye cami, medrese, imarethane ve dükkanlardan oluşmaktadır. Projesi Mimar Sinan’a ait olan külliyenin inşası Mimar Mahmut Ağa tarafından başlatılmış ve ölümü üzerine Mimar Mehmet Ağa tarafından tamamlanmıştır.

Medrese ve İmarethane günümüzde müze olarak kullanılmıştır.”[3] 


Panoramik müzenin içinden bir fotoğraf…



Müzeyi gezerken çok etkiledik, balmumu heykeller bayağı gerçekçi duruyordu. Fakat gezimiz kısa sürdü, müzede daha fazla içerik bulunabilirdi.

Ve masal diyarından bazı karakterler…





:D


Masal parkında aslında çok daha fazla kahraman ve karakter var biz gezmekten pek fotoğraf çekemedik.:)

Ayrıca şehzade figürleri ve diğer cami maketleri için parkı ziyaret edebilirsiniz.

Umarım faydalı bir gezi paylaşımı olmuştur. Biz arkadaşlarla gezerken hem etkilendik hem de eğlendik. Umarım parka iyi bakılır ve daha da büyütülerek yeni alanlar açılır…

Görüşmek üzere…

7 Ocak 2019 Pazartesi

EFSUNCU BABA - (HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR) YORUMUM







Merhabalar,

Sizlere aynı gün içinde başlayıp bitirdiğim bir kitaptan bahsedeceğim. Öncelikle yazarımız Hüseyin Rahmi Gürpınar benim sevdiğim yazarlardan biridir. Gulyabani kitabını daha önce yorumlamıştım.

Kitabın Konusu: İki Ermeni gencin Binbirdirek Sarnıcında (kendilerine has şiveleri olan) konuşmalarıyla başlıyor ve daha sonra Efsuncu Baba ile tanışarak bir takım acayip, olağanüstü gibi görünen hadiseler yaşamaya başlıyorlar…

İlk başta sadeleştirmeye dair not olması kitabı okurken daha iyi anlamamı sağladı. Dipnotlarda isabetli ve sade bir şekilde açıklanmış. Kitaptaki dil sanırım Osmanlı Meşrutiyet zamanı günlük hayatta konuşulan dil. Başta bu okumamı yavaşlatsa da daha sonra alıştım ve samimi bir okuma havası oluştu (bence J ).

Tılsımlar, ecinniler, anlamsız tekerleme gibi dualar, melekler ve iblisler... Mesele doğaüstü gizemli ve hurafelere dayalı olaylar, hikayeler olunca merak duygumuz daha da artıyor bence. Yazarda bunu o tarihte anlayıp hem heyecanlı-mistik hikaye anlatırken hem de din üzerinden gelenek üzerinden her asılsız bilgiye çabucak kandığımızı ve sorgulamadığımızı anlatmaya çalışıyor.  Kitabın sonunda da bunu açıklamış. Sonunda bizimle direkt konuşması, fikrini anlatması çok hoşuma gitti. Yani diyor ki “ Kendini Kandırma”. Ve aslına bakarsanız hikayede geçen bazı hurafeleri yaptığımı ve tanıdıklarım tarafından yapıldığını hatırlıyorum. Eyvah J

Eğlenceli ve mesaj içeren bir kitap, ben sanki bir film izler gibi okudum, bence rahatlıkla ve keyifle okunabilir…

Kitaptan alıntı yapmak istiyorum, sağlam ve güzel sözler var.

-      Sen konuştuğun zaman şekerin lezzeti azaldı, sen ağzını açtığında cevherin özü bozuldu.(s.34, dipnot)

-  Daima humeka urefaya dahleder (Ahmaklar her zaman ariflere sataşır). (s.40)

-Mesele benim kabulümde, sizin rızanızda değildir… Kaderde olan şey kendi kendine olur… (s.42)

-Görmeden her şeye inanırsan insanı çok kandırırlar.(s.65)

Ayrıca sayfa.59 da “goygoycu” tabirinin nasıl ortaya çıktığını öğrendim, (eskiden dilenciler dua ettikten sonra” hoy goygoy canım” diye hep bir ağızdan bağırırlarmış, bu nedenle goygoycular olarak anılırlarmış) seviyorum böyle şeyleriJ



Yazarın son sayfalardaki sözlerinden alıntılar:

-         - Her insanı, hatta her toplumu hoşlandığı yemle avlarlar. Mesele, böyle oltalara tutulmayacak kadar insanlığımızı terbiye edebilmektedir.(s.76)

-        -  …En akıllılarımız her gün aldanıyorlar. En akılsızlarımız her gün aldatıyorlar. Hepimiz daima aldanıyoruz, fakat fırsat düştükçe aldatıyoruz. Bu suretle geçim dengesini biraz düzeltebiliyoruz… Aldanıp da aldatamayanlar… İşte aç kalan güruh bu zavallılardır.(s.75)




Sevgiyle Kalın...